Batı Trakya’da Azınlık Eğitimi: Son Bakanlık Kararı ve Eğitimin Askıya Alındığı-Alınacağı Çiftdilli Azınlık İlkokulları

Gümülcine, 26.2.2012

Batı Trakya‘da Türkçe ve Yunanca iki dilli Azınlık İlkokullarından toplam 12 tane 2 derslikli Azınlık ilkokulunda sunulan eğitimi askıya alan, ayrıca 8 tane 4 derslikli Azınlık ilkokulunu da iki derslik statüsüne indirgeyen Bakanlık Kararı’nın Resmi Gazete’de yayınlanmış hali aşağıdadır. Bu karara göre öğrenci yetersizliği devam ettiği sürece önümüzdeki yıllarda  20 Azınlık İlkokulu daha kapanma tehlikesi ile karşı karşıyadır.

1930′lu yıllarda sayıları 300‘leri bulmuş ve resmi adlarında “Türk” ifadesi bulunan bu ilkokullar, günümüz itibariyle 170‘lere düşmüş ve resmi adlarındaki “Türk” ifadesi 1970′lerden beri “Azınlık” olarak değiştirilmiştir. İlgili Bakanlık Kararına göre bu rakamın önümüzdeki yıllarda 150‘lere düşmesi söz konusudur. Bu da, 1923 Lozan sonrası dönemdeki Azınlık ilkokul sayısının hemen hemen yarıya düşmesi anlamına gelmektedir.

Nicelik açısından yaşanmakta olan bu düşüş, nitelik olarak bakıldığında ortaya çıkan tablodan pek farklı değildir:

Azınlık ilkokullarında yıllardır süregelen temel sorunlar, 2013 itibariyle bu okullarda Müslüman Türk öğrencilerine sunulan eğitim kalitesini olumsuz yönde etkilemeye devam etmektedir.

document-11_Page_4 document-11_Page_2 document-11_Page_3 document-11_Page_1

6 Mayıs 2012 Erken Genel Seçimleri, 7 Partili Yunan Parlamentosu ve Batı Trakya

6 Mayıs 2012 tarihinde Erken Genel Seçimleri’nin ardından Yunanistan’da oluşan siyasi tabloya göre. YDP partisi (Mavi) oyların 18.85%’ini alarak seçimden birinci parti olarak çıkmıştır. Onu 16.78% ile SYRIZA (Yavruağzı) ve 13.18 ile PASOK (Yeşil) izlemiştir. Oy dağılımı sonucu YDP’den 108, SYRIZA’dan 52 ve PASOK’tan 41 kişi milletvekili olarak meclise girmektedir. (Yunan İçişleri Bakanlığından alınan tablo için bakınız)

Kısa bir seçim analizi yapacak olursak, Sol eğilimli/Sol partilere baktığımızda PASOK partisinin ciddi oranda oy kaybetmiştir. Bunun yanında SYRIZA ciddi anlamda oylarını arttırmış, Komünist Parti/KKE (Kırmızı) ve DİMAR (Koyu Kırmızı) partileri de 3% barajını aşarak yeni Parlamento’da yer almışlardır.

Sağ eğilimli/Sağ partilere baktığımızda ise YDP oylarının bir kısmını Bağımsız Yunanlılar (Koyu Mavi) partisine kaptırmış olmasına rağmen birinci parti olmuştur. Ayrıca aşırı Sağ ve Neo Nazi eğilimleri olan Altın Şafak (Gri) partisi de 21 Milletvekili ile ilk kez Parlamento’ya girmiştir. Avrupa genelinde son dönemde artan aşırı milliyetçilik akımlarının bir yansımasını da, bu seçimlerde Yunanistan genelinde ciddi oranda oylarını arttıran Altın Şafak’ın Yunan Parlamentosu’na girmesiyle görmekteyiz.

6 Mayıs 2012 seçimlerin en önemli detaylarından biri, 1975′ten beri süregelen PASOK ve YDP arasındaki Yunanistan’ı yönetme eğiliminin (Δικομματισμός) SYRIZA’nın ikinci parti olmasıyla son bulması olmuştur.

Ayrıca Yunan vatandaşı seçmen, memorandum yanlısı tavır alan PASOK ve YDP partilerini adeta memorandum karşıtı olan diğer partilere oylarını vererek adeta cezalandırmıştır. “Tepki oyları” olarak da bilinen bu olguya en güzel örnek YDP’den kopan ve bu seçimde YDP oylarının önemli bir kısmını alan BAĞIMSIZ YUNANLILAR oluşturmaktadır. PASOK partisinden diğer sol partilere ciddi oranda oy gitmesi de bu tepki oylarına bağlanmaktadır. Tepki oylarına diğer bir örnek de milliyetçi LAOS partisine ait oyların çok büyük ölçüde ALTIN ŞAFAK örgütüne gitmesidir. Böylelikle, LAOS bu seçimlerde parti dışında kalmıştır. ALTIN ŞAFAK’a giden oylar arasında YDP’den tepki oyları da eklenmektedir. Bu da bize göstermektedir ki, farklı sebeplere binaen verilen tepki oyları, bu seçimin en fazla ön plana çıkan detayları arasında yer almıştır.

Batı Trakya’daki son durum ile ilgili olarak da Türk adaylardan Rodop İlinde Ahmet Hacıosman (PASOK) Ayhan Karayusuf (SYRIZA) ve İskeçe ilinden Hüseyin Zeybek (SYRIZA) milletvekili olarak seçilmişlerdir. İlhan Ahmet (DİSİ), Ahmet Hacıosman ve Hüseyin Zeybek ile aynı oranda oy almasına rağmen partisinin 3% seçim barajına takılmasıyla seçimi kazanamamıştır. Ayrıca, İskeçe İlinden Burhan Baran 300 civarı az oy alması sonucu PASOK’tan milletvekili seçilememiştir. Buradan çıkarılacak en önemli sonuç, Batı Trakya’da yaşayan Türkler’in çok büyük oranda oylarını Türk adaylara vermeleridir. SYRIZA’nın İskeçe İlinde birinci parti olması, Yunanistan genelinde toplam 5 ilde birinci sırada yer alması ve bunlardan birinin de Ahmet Hacıosman sayesinde Rodop İli olması bunun bir göstergesi olarak yorumlanabilir. (Aşağıdaki tablolar Azınlıkça web sitesinden Alınmıştır)

ISKEÇE İLİ

SYRIZA Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Hüseyin Zeybek
11.006
2 Evangelia Kehagia 849
3 Yorgos Papanikolaou 774
4 Nikolaos Kaliambakas 615
5 Maria Karanasou 547
- Toplam 15.996

ND Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Aleksandros Kondos
6.240
2 Georgia Andreou 2.826
3 Athanasios Kritsinis 2.335
4 Adnan Peçenek 982
5 Şaban Bandak 875
- Toplam 14.446

PASOK Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Dimitris Saltouros
2.039
2 Panayotis Sgouridis 2.017
3 Burhan Baran 1.778
4 Dimitris Dontsos 1.154
5 Fatma Kapza 150
- Toplam 8.280

DİSİ Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Türkeş Hacımemiş 2.783
2 Ekrem Köse 159
3 Venera Aslanidou 136
4 Maria Deoudi 114
5 Vasilis Barsegiannidis 306
- Toplam 3.646


RODOP İLİ

PASOK Partisi


Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Ahmet Hacıosman 10.772
2 Yorgos Petalotis 4.444
3 Dimitris Dimitriadis 905
4 Laskarina Mpitsou-Manana 868
5 Serpil Karahüseyin 187
Toplam 17.176

ND Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Evripidis Stilyanidis
7.910
2 Mehmet Eminoğlu 2.092
3 Paraskevi Eleftheriadou 889
4 Erhan İmamoğlu 271
5 Natalia Viopoulou 213
- Toplam 11.375

DİSİ Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 İlhan Ahmet 10.569
2 Adem Hacıahmet 588
3 Magdalini Giamoustari 378
4 Nikolaos Hatzikonstandinou 281
5 Hristos Maheras 175
- Toplam 11.991

SYRIZA Partisi

- Milletvekili adayı Oy sayısı
1 Ayhan Karayusuf
2.894
2 Dimitris Haritos 1.008
3 Yorgos Triandafillopoulos 664
4 Aggeliki Kougioumtzoglou 582
5 Dimitris Moumtzidis 306

5.454

7 Mayıs 2012 itibarı ile bundan sonrası için ne olacağı konusunda ise farklı senaryolar ortaya konmaktadır. Kanımca, burada ortaya çıkacak en önemli nokta memorandum (Μνημόνιο) yanlısı ve memorandum karşıtı partilerin tutumu olacaktır. Memorandum yanlısı YDP ve PASOK, anlaşmaları durumunda dahi gerekli olan 151 milletvekiline ulaşamadıklarından ötürü, hükümet kurabilmek adına diğer partilerden biriyle koalisyon yapmak durumundadırlar. SYRIZA, KKE, ALTIN ŞAFAK ve BAĞIMSIZ YUNANLILAR’ın memorandumu kesinlikle reddetmeleri ve bugünkü YDP-DIMAR ve YDP-SYRIZA görüşmelerinde her iki parti başkanının da YDP-PASOK hükümetinde yer almayı reddetmesi sonucu, seçimden birinci parti olarak çıkan YDP’nin hükümet kurmasını zora sokmaktadır. Bu durumda, hükümeti kurma hakkı SYRIZA ve PASOK’a geçecektir.

SYRIZA’nın dün ve bugün yaptığı “Sol’da Birlik” çağrısına cevap verilmesi durumunda dahi sol partilerin tüm oyları 138 olmakta, 151 rakamına ulaşmak için sağ partilerden biriyle anlaşmaları gerekmektedir. PASOK’un bu görevi alması durumunda ise, YDP-PASOK koalisyonuna diğer sol ve sağ partilerden destek gelmesi oldukça zor gözükmektedir. BAĞIMSIZ YUNANLILAR’ın ısrarcı tavrı ve ALTIN ŞAFAK’ın da aşırı milliyetçi duruşu da, bu iki partiyi her türlü koalisyonun adeta dışına itmektedir.

YDP,SYRIZA ve PASOK partilerinden birinin hükümeti kuramamaları durumunda ise yakın zamanda ikinci bir seçim olacak, ve Yunan vatandaşları tekrardan sandık başına gideceklerdir. Bu durumda, halihazırda oy kaybetmiş olan YDP ve PASOK’un memorandum yanlısı tavırlarını sürdürmelerinden ötürü oylarının daha da azalması söz konusu olabilir. Bu da memorandum karşıtı tavır takınan sol ve sağ partilerin oylarını arttırmaları anlamına gelebilir. Şu anda senaryolardan ibaret olan seçim sonucu olasılıklarının ne derece gerçekleceğini hep birlikte bekleyip göreceğiz.

Son olarak, benim de mensubu olduğum Azınlıktan yüksek oranda oy alan 3 Türk  milletvekilini başarılarından ötürü kutlar, yeni dönemde hem kendilerine hem de partilerine başarılar dilerim. Yapılan seçimin ve yapılması durumunda ikinci bir genel seçimin Yunanistan’ın, tüm Yunan vatandaşlarının ve Batı Trakya’da yaşayan Türk Müslüman Azınlığının hem bugünü hem de geleceği adına hayırlı olmasını temenni ederim.


SYRIZA Başkanı’nı temsilen yapılan açıklama (6 Mayıs Erken Genel Seçimleri ve Batı Trakya)

SYRIZA Parlamento Grubu Başkanı Aleksis Tsipras’ı temsilen SYRIZA Partisi milletvekili adayı Panos Trigazis “Ermeni Soykırımını Anma Etkinliği”nin girişinde yaptığı açıklamada:

Türkiye eğer Ermeni soykırımını tanımazsa ve Kıbrıs’tan çekilip gitmezse 21’inci yüzyıla giremeyecektir

Açıklamanın Türkçesi için bakınız

Açıklamanın orijinali için bakınız

Özellikle de Kıbrıs konusunda SYRIZA adına yapılacak açıklamalarda, SYRIZA’nın da 6 Mayıs’taki erken genel seçimlerde Batı Trakya’daki Azınlıktan da aday gösterdiğini ve bu yönde bölgedeki Azınlık insanından oy talep ettiği partililer tarafından unutulmamalıdır. Sırf Kıbrıs meselesinin ve onun yansımalarının bile Azınlık üzerinde bıraktığı izler hala çok tazedir. Batı Trakya’daki Azınlığın da kendine göre ‘hassas’ konuları olduğunu Syriza adına açıklama yapanların ve/veya diğer siyasi partiler adına konuşanların, kendi partilerinden aday gösterdikleri Azınlık adaylarını ve partiye mensup kişileri de zor durumda bırakmamaları gerektiğini unutmamaları temennisiyle..

Erken Genel Seçimler, Batı Trakya, Azınlık Kimliği ve İsonomia – İsopolitia

6 Mayıs tarihinde Yunanistan’da yapılacak erken genel seçimde Yeni Demokrasi Partisinden  (YDP/ΝΔ) aday olan Batı Trakya Türk Müslüman Azınlığı üyelerinden Op. Dr. Mehmet Eminoğlu’nun geçtiğimiz gün Gümülcine’de yayınlanan Birlik Gazetesi’ne vermiş olduğu özel röportajındaki ifadesine göre:

“Azınlığımızın Müslüman Türk kimliği, hiç bir kimse tarafından inkar edilemez. İnsanların kendilerini arzu ettiği şekilde tanıtması anayasal bir hak olduğunu düşünüyorum. Parti Başkanı Andonis Samaras’ı 1991 yılında İsonomiya-İsopolitiya kanun tasarısını meclise getiren bir bakan olarak biliyoruz. O’nun imzasını taşımaktadır. Dolayısıyla globalleşmiş bir dünyada böyle bir şeyin herkesçe tanınması gerektiğini düşünüyorum. Azınlığımızın kimliği zaten Lozan Antlaşması ile tespit edilmiş ve orada açıkça belirtilmiştir. Bunun kimse tarafından inkar edilmesi söz konusu değildir. Zaten Etap’lalar (etabli) da bunu belgeliyor. Bunun aksine, Azınlığımızın güzide kuruluşlarının isim ve tabelalarının hangi parti yönetimi zamanında sekteye uğratılıp indirildiği herkesçe bilinen bir gerçektir. Dolayısıyla bu konuda fazla söylenecek bir şey yok.”

(Röportajın tümü için bakınız)

Dr. Eminoğlunun söyleminden yola çıkarak bilgimizi tazelemek, sesli düşünmek ve yakın geçmişte yaşanılanları anımsamak adına 6 Mayıs seçimleri öncesi üç noktanın altını çizmekte fayda olacağı kanaatindeyim.

1. Azınlığın kimliği konusu, Türkiye ve Yunanistan arasında olduğu kadar akademik dünyada da süregelen ve önümüzdeki dönemde sürmesi kuvvetle muhtemel bir tartışmadır. Bu konuda, ‘Lozan Antlaşması Azınlığın kimliğini tespit etmiştir‘ dendiği takdirde Azınlık sadece Müslüman olarak nitelendirilir. Çünkü Lozan Antlaşması Batı Trakya’daki azınlıktan ‘Müslüman/Müslim‘ olarak bahsetmektedir. Bu da 1991 İsonomia-İsopolitia ile resmen açıklanan ve Yunanistan’ın uygulamakta olduğu ‘Batı Trakya’da Müslüman bir azınlık mevcuttur’ Yunan resmi söyleminin tıpatıp aynısıdır. Aslında, Yunan Hukuk Profesörlerinden ve aynı zamanda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi yıllarca yargıçlık yapmış Hristos Rozakis hocanın da dediği gibi “Lozan’ın Türkiye ve Yunanistan’dan yaşayan Müslim ve Gayri Müslim Azınlıklara atıfta bulunması, bu azınlıkları otomatikman dini azınlık statüsüne indirgemez” vurgulamasının bu tartışmalarda altı çizilmesi gerekir. Azınlığın Türk kimliği konusunda 1955 Fessopoulos Kararı ve 1923 yılından 1970′li yılların başlangıcına kadar Yunanlı yetkili ve politik elitlerinin farklı ortamlarda ‘Türk Azınlığı’ ifadesini kullandıklarına atıfta bulunmak, Azınlığın Türk kimliği konusundaki tartışmalara kuvvetli bir dayanak teşkil etmektedir.

2. Adında Türk sözcüğü geçen ve röportajda ‘Azınlığın güzide kurumları’ olarak geçen GTGB, İTB, BTTÖB adlı üç derneğin de kapatılması süreci 1980′li yıllarda PASOK (ΠΑΣΟΚ) zamanında başlamıştır. GTGB ve BTTÖB, PASOK iktidarı döneminde İTB ise YDP döneminde resmi olarak lağvedilmiştir. Dr. Eminoğlu tarafından tabelaların indirilmesi konusunda PASOK hükümetine gönderme yapmak ne kadar doğru ise, YDP’nin tabelaları geri asması konusunda hiçbir çaba sarf etmediğini vurgulamanın da o derece doğru olduğunu söylemekte fayda görüyorum. Tabelaların indirilmesi konusunda PASOK’a atıfta bulunan Azınlık veya çoğunluğa mensup YDP’li bir adayın  ‘Peki YDP Türk derneklerinin tabelalarını geri asmak konusunda ne yaptı?’ sorusuna hazırlıklı olması gerekir diye düşünüyorum. Bu konuda ne YDP ne de PASOK partisi bu derneklerin tekrar açılmaları yönünde önemli bir çaba sergilemiştir. Bunun sonucu üç dernek de resmi statüden yoksun faaliyetlerine devam etmektedirler.

Not: İki maddelik bu yorumu yazmamdaki amaç hiçbir şekilde bir partiyi veya partinin aday gösterdiği Azınlığa mensup kişi veya kişileri yükseltmek veya alçaltmak değildir. Sadece sesli düşünmek istedim ve şahsi fikrimi vurguladım. Yoksa Mehmet Emin abimi hem sayar hem de severim. Kendisinin kariyeriyle ve mesleğindeki üstün başarısıyla bir Müslüman Türk Azınlık genci olarak gurur duymaktayım.

Yunan müziğinde bir çınar daha devrildi…Güle güle Dimitris Mitropanos

Yunan müziğinin en önemli seslerinden Dimitris Mitropanos bu sabah geçirdiği kalp krizi sonucu aramızdan ayrıldı. Yunan müziğininde yeri zor doldurulacak bir sanatçıydı.

Kendisinin seslendirdiği ve benim de çok sevdiğim bir (Selanik) şarkısıyla ona veda etmek istedim. Güle güle Mitropano

ΤΑ ΤΡΑΓΟΥΔΙΑ ΤΗΣ ΖΩΗΣ ΜΟΥ- LIVE ΑΠΟ ΤΟ ΩΔΕΙΟ ΗΡΩΔΟΥ ΑΤΤΙΚΟΥ (2009)

Education at Minority schools in Istanbul (Turkey)

According to Hurriyet Daily News, a group of academics have already launched an initiative to investigate the problems faced by 23 minority schools across Istanbul.

I wish this contributes for the solution of some fundamental problems that those schools of the Greek, Armenian and Jewish communities have faced for a long time.

Son 1 yılda yaklaşık 100 intihar vakası ve Batı Trakya (Yunanistan)

Birlik Gazetesi’nin haberine göre, Yunanistan’ın yaklaşık 360.000 nüfüslü Batı Trakya bölgesinde son 3 günde 3 intihar ve 1 intihar girişimi yaşanmasıyla son 1 yıldaki intihar vakaları 100′ü aşmış durumda…

Son dönemde yaşanmakta olan ekonomik krizle birlikte derinlemesine yara alan toplumundaki sosyal doku ve aile bireyleri arasındaki bağların (ki buna aynı bölgede yaşayan Türk Müslüman Azınlık üyeleri de dahildir) gitgide zayıfladığı günbegün daha da fazla gün yüzüne çıkmaya devam etmektedir.

İlgili haber için bakınız

Hara Nikopoulou Batı Trakya’ya geri dönüyor

2000′li yılların sonlarına doğru yapmış olduğu Yunan milliyetçi söylemleriyle hem Batı Trakya’da hem de Yunanistan çapında tepki toplayan H. Nikopoulou, Batı Trakya’ya geri dönüyor. Yunan devlet radyosu ERA-Komotinis’de yayınlanan programdan edinilen bilgiye göre yapılan haberde Nikopoulou’nun görev yeri ( Azınlık mı yoksa devlet okulunda mı görev yapacağı) daha belli değil. Umarım bu sefer, Yunan websitesinde de belirtidiği gibi olur

Η δασκάλα του Μεγάλου Δερείου, όπως συνήθως αναφέρεται δεν επιθυμεί με τίποτε να ξαναμπεί σε αυτό το παιχνίδι δημοσιότητας παρά μόνο να ασχοληθεί με την μεγάλη της αγάπη που δεν είναι η εκπαίδευση των παιδιών.

ve H. Nikopoulou işinin gereği olan öğrencilerinin eğitimine enerjisinin büyük bir bölümünü sarf eder.

Haber için bakınız http://rodopinews.gr/?p=29809

Azınlıklar, muadelet, mütakabiliyet

T.C. Diyanet İşleri Başkanı Prof. M.Görmez’in dün yayınlanan ropörtajının sonunda bahsettiği azınlıklara yönelik muadelet kelimesinin sözlük anlamına baktığımda eşitlik olduğunu gördüm. Verdiği örnekten de yola çıkarak acaba karşılıklılık anlamına gelen mütakabiliyet kelimesini mi kullanması gerekirdi diye düşünmeden edemedim. Muadelet sözcüğünü kısasa kısas anlamında da kullanmış olabilir.

Din, inanç ve dini eğitim özgürlüğü ve insan hakları konusunda ben uluslararası ilişkilerde egemen olan muadelet prensibinin doğru olmadığını düşünürüm. Yani “Başka ülkelerde veya yanı başımızdaki bir Müslüman azınlığa şu yapılıyor, öyleyse ben de bunu yaparım.” demeyi bir ilim adamı ve Diyanet İşleri Başkanı olarak doğru bulmam.
Ropörtajın tümü için
http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1273684&title=diyanet-isleri-baskani-mehmet-gormez-azinliklar-muslumanlara-emanettir-mabetleri-yikilamaz
 For the English version of this article visit 
For a brief comment of it in Greek (Ethnos Newspaper)

Iskender Pala ve 28 Şubat

İskender Pala’nın 28 Şubat ile ilgili Radikal’e vermiş olduğu röportajında altını çizdiği nokta geçmişte yapılanlardan intikam alınmaması yönünde. “Keser döner sap döner” ekseninde olası rövanşist hesaplaşmaları doğru bulmayan Pala “yakın arkadaşlar”ını da tanıması yönünden 28 Şubat’ın ne derece etkili olduğunun altını çizmektedir.

Yazının tamamı için bakınız

http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalYazar&ArticleID=1085043&CategoryID=97